Gezi Yazıları,  Tayland

Bangkok

Geçtiğimiz bayram tatilinde Atlasjet hava yollarının yaklaşık 15 saatlik uçuşu ile Don Muang havaalanına, Bangkok’a vardım. İklim olarak bizden çok farklı olduğunu söylemekle başlamak istiyorum. Şehire indiğim anda ilk izlenimim; kasvet oldu. Rehberimiz bunu kullanılan ağır yağların kokusunun bunaltıcı sıcakla karışmasına bağlıyor. 

dsc_0789

Tayland’ın sıcak ve kasvetli havasıyla birbirimize ilk alışmaya çalıştığımız anlarda ilk durağım Altın Buda Tapınağı oldu. İsminden de anlaşıldığı üzere içersinde devasa bir Buda heykeli bulunuyor. Heykel 5,5 ton ağırlığında ve 14 Ayar altından olup, Buda’nın nirvanaya ulaşması tasvir edilmiş. Tapınak girişinde yine devasa bir poster var. Bildiğiniz üzere Tayland krallık sistemi ile yönetiliyor ve şu an krallığı 1946 yılından beri kral 9. Rama yönetiyor. 9. Rama adeta bir peygamber gibi görülmekte, halk kendisine aşık durumda ve bu yüzden bu posterin bir çok replikasını şehrin diğer tüm sokaklarında, binalarında ve dükkanlarında görebilirsiniz.

Sıradaki durağım Yatan Buda Heykeli ise 46 metre uzunluğunda ve 15 metre yüksekliğinde. Burada 108 tane çömlek bulunuyor. Budist inanışına göre sabırla her bir çömleğe bozuk bir para atarsanız dileğiniz gerçek olurmuş. Aman yarabbi ben 108 tane bozuk para nereden bulacağım diyenler için tam para verip küçük bir çanak içerisinde bozuk olarak alabiliyorsunuz.

dsc_0819

Buralar hep ibadet yerleri olduğundan kılık kıyafet konusunda çok titiz davranıyorlar. Kısa kollu ve ya şortla girebilmeniz mümkün değil. Bu bakımdan bayanlar için yanınıza ince bir şal almak faydalı olacaktır. Zaten o bunaltıcı havasında üzerinizde şal, elinizde 108 bozuk para çömlek çömlek gezerken nirvanaya ulaşıyorsunuz. Bunu tecrübelerimle doğru orantılı olarak yazıyorum. 

Tayland denildiğinde ve hatta internette Tayland diye aratıldığında görsel olarak ilk karşılaşacağınız resimlerden biri Yüzen Çarşı’dır. Tayland bir kanallar ülkesi olduğundan, kanallar üzerine kurulmuş evleri, yaşamı ve harika fotoğrafları burada yakalayacaksınız. Önce kısa bir kanal turunun ardından sizi gondol ile sağlı sollu hediyelik eşyacılara ve ya istediğiniz meyvecilere yanaştırıyorlar. Suyun üzerinde gondollarda alışveriş yapabiliyorsunuz. Tabii atmosferden dolayı fiyatlar uçuk.

dsc_0941

Şöyle ki Tayland’ın para birimi 100 Baht bizim 6 liramıza tekabül ediyor. Atıyorum bir buda heykeli beğendinizde satın alma süreciniz şu şekilde işliyor; önce satıcaya ”how much” diyerek laf atıyorsunuz ve size olabilecek en fazla fiyatı veriyor. Taylandlılar İngilizce konuşamayan bir millet olduğundan tek iletişim yolu hepsinin elinde var olan hesap makineleridir. Tayland’da pazarlık konuşur sevgili okurlar. Yine varsayıyorum ki size beğendiğiniz heykelcik için hesap makinesine 1800 Baht yazıyor. Siz mümkün olan en alakasiz fiyati yazin, atıyorum 300 Baht yazın. Kabul etmeyip size 900 Baht teklif ederler. Ortak payda 500 Bahtta anlaşırsınız.

dsc_1145

Fakir ve bakir bir ülke olan Tayland’da 1800 Bahttan 500 Bahta inmek diye ilginç bir pazarlık anlayışı bulunuyor. Hoş biz millet olarak pazarlık yapmayı severiz ancak taylar sizi kazıklamak için her şeyi yapacaklardır hazır olun. Unutmayın herhangi bir şeye söyledikleri fiyata kanmayıp verdikleri teklifin her zaman yarısından azına sahip olabilirsiniz.

Tayland’a kadar gelmişseniz, bu ülkenin meşhur nimetlerinden bol bol yararlanın. Dünyaca ünlü Thai masajı buraya özgü ve gayet ucuz olduğundan suyunu çıkarın efendim. Caddelerde, sokaklarda adım başı masaj salonları ile karşılaşıcaksınız. Bir çoğu pislik içerisinde, kötü görüntüdedir. İçinize temizlik konusunda gerçekten sinen yerlere giriniz. En iyi yere de girseniz ödeyeceğiniz en fazla tutar 300 Baht olur, bu da ortalama 20 liraya denk gelir. Gerçekten yapılabilecek en keyifli aktivite bu. 🙂

Bangkok’ta taksiler inanılmaz ucuz. Şehrin bir ucundan diğer ucuna en fazla 400 Baht tutar. Taksilere binmeden evvel taksici ile pazarlık yapmanız gerekmektedir. 400 Bahttan fazla verdiyseniz, bilin ki şiddetli kazıklandınız. Taksiye bir alternatif olarak minik ve sevimli Tuktuklar vardır. Tuktuklar bu bölgede en hızlı ulaşım aracıdır. Ancak aklınızda bulunsun; bu bölgede otobanlarda en büyük kazaları yine tuktuklar yapmaktadır.

dsc_0841

Gelelim yemelere içmelere; öncelikle Taylandlıların bir sözünü paylaşıp, üzerine düşünme aşamasını size bırakacağım. ‘’Sırtı göğe bakan her şey yenmeye değerdir’’ Sırtı göğe bakmayan tek varlık insandır. Evet tüm böcek çeşitlerinden, deveye ata, köpeğe kediye, yılana kadar her şeyi çerez, başlangıç, cips, çikolata, ana yemek veya tatlı olarak tüketebiliyorlar. Seçeceğiniz yemeğin etini muhakkak sorunuz. Bunu da tecrübe ile söylüyorum çünkü ne eti olduğu hakkında hiçbir fikrim olmayan bir şey yedim. Bunu mekanın temizliğine güvenerek yaptım ama büyük ihtimalle bir fareydi ya da bir deve, tabii sadece bir ihtimal!

Peki ne yiyeceğiz diyenler için; Tayland’a kadar gelip Tom Yum çorbası  içmeden dönmeyin. İçiniz rahat olsun çünkü içerisine koyacağınız malzemeyi kendiniz seçebilirsiniz. Deniz ürünlü, domuz etli, tavuklu ve ya haşeratlı seçebilirsiniz. Ben macerayı çok sevdiğimden tavuklu seçtim, siz macerayı çok sevmiyorsanız haşeratlı tercih edebilirsiniz. Çorbamızı içtik peki ne yiyelim derseniz; deniz ürünü seviyorsanız en iyilerini burada bulursunuz. Alternatif olarak ‘’Pad Thai’’ harika bir Thai yemeğidir, Türkiye’de de en lezzetlisine Cafe del Mundo‘larda ulaşabilirsiniz. Aç kalırsam ekmek yerim derseniz ekmekleri tatlı oluyor ve bizim damak zevkimize hiç hitap etmiyor. Bu noktada tropikal meyveleri unutmayın, meyve seviyorsanız cennetindesiniz.

Kendi adıma aç kalktığım her sofradan tropikal meyveler ile öğünleri geçiştirdim. Ananaslar çok lezzetli bol bol yiyiniz, zaten istemediğiniz kadar çok bulacak, suyuna kadar dahi içebileceksiniz. Ananasda dahil bütün meyveleri tadın, her biri mükemmeldir. ‘’Liçi’’ top halinde, çekirdeği zehirli olup yenmeyen bir meyvedir. İçerisinde ki şeffaf bölüm çok lezizdir. ‘’Pomelo’’ greyfurt – portakal karışımı bizim damak zevkimize gayet uygundur. Mangostan tuhaf tipli, içerisinde büyük bir çekirdeği olan çok lezzetli bir meyvedir. Benim aklıma gelen belli başlı bunlar oldu tadına mutlaka bakınız.

Önemli bir nokta sokak satıcılarıdır. Sattıkları kuruyemişlere özellikle dikkat ediniz. Daha evvel Tayland’da aman kuruyemiş işte diye alıp zehirlenen Türk vatandaşlarımızın sayısı çoktur. Satılan kuruyemiş bizim fındık fıstığın biraz farklısıdır. Kızartılmış ve ya haşlanmış hamam böceğidir kendileri. Yani denemek isteyenler için iki seçenek mevcuttur. E damak zevkinize kalmış artık.

Bangkok’ta en hareketli  ve merkezi yer Siam Meydanı’dır. Siam’da restaurantlar, hediyelik eşya dükkanları ve pek çok bar bulabilirsiniz.  Fiyatlar genel olarak ortalama düzeyde ve neredeyse ülkemizle aynıdır ama daha evvelde dediğim gibi Tayland’da pazarlık konuşur. Yapacağınız alışveriş sizin pazarlıktaki becerinize ve aktörlüğünüze kalmış.

Tayland’da bir turist olarak yapabileceğiniz en eğlenceli aktivitelerden biri de fil safarisidir. Yaklaşık yarım saat sürüp bir filin üzerinde ormanın derinliklerine doğru bir yolculuk yapabilirsiniz. Lakin fillerin üzerinde olan platformlar azıcık dengesiz olup iki kişi olmakta fayda vardır. Kesinlikle katılın çünkü emin olun en güzel fotoğraflarınız burada olacaktır.

Bangkok madde kullanımı ve fuhuş konusunda Amsterdam’dan sonra gelen en büyük şehirdir. Suç oranı da bu doğrultuda ciddi seviyelere ulaşmıştır. Can sıkıcı bir durumla karşılaşmamak için sizi ısrarla çekmeye çalıştıkları barlardan uzak durun. Yine de ben akşam dışarı çıkarım kardeşim diyenler için ‘Sky Bar’ Hangover filminin de çekildiği teraslı nispeten şık bir bardır. Ben Hard Rock Cafe aşığı olduğumdan seçimimi o doğrultuda yaptım. Haftanın her günü canlı müzik, güzel yemekler ve güzel biralar var.

Tayland’da başka mükemmel olan bir şey varsa o da biralardır. Singha şiddetle denenmesi gereken hafif içimli hatta nesilden nesile aktarılası niteliktedir.  Yerli Thai malıdır efendim. Buna rakip yine yerli malı yurdun malı Chang birasıdır. İkisi de ölümüne kapışır. 

Tayland’da yüzmek ve tatil amaçlı bulunuyorsanız Bangkok’tan Thai havayolları ile Phuket’e çok sık uçuşlar düzenleniyor. Phuket malumunuz sosyetemizin ve balayı çiftlerimizin sıkça tercih ettiği güzide bir tatil adasıdır. Phuket’te Bangla’dan denize girebilir ya da tekne turlarına katılıp eşsiz güzellikteki koyları da deneyebilirsiniz. Phi phi ve Phi phi don adası ise denize girmek için idealdir.

Hani şu duvar kağıtlarında suya saplanmış ters v şeklinde bir kaya vardır; işte o kaya Khao Phing Kan adasında olup aslında James Bond adası olarak anılmaktadır. Burası gayet turistik olup, denize girilmez sadece o kayayı kucaklıyor, itiyor ve hatta tekmeliyor pozu verebilirsiniz. Burada hediyelikler nispeten iki üç kat pahalıdır bilginiz olsun.

dsc_1541

dsc_1635

Denizde her türlü canlı mevcut. Keskin kayalardan, mercan balıklarına, şeffaf deniz analarına ve hatta bol miktarda deniz kestanesine denk gelebilirsiniz. Ama sizi şiddetle uyarabileceğim en önemli nokta ülkemizde bulunmayan ‘deniz biti’ denen canlıdır. Onun bulunduğu belli başlı bölgeler vardır zaten oralarda suya girmenize izin vermiyorlar. Ama yine de denk gelirseniz ona en ufak bir temasınızda bütün vücudunuz parça parça kabarıp kalkabilir, şişebilir ya da su toplayabilir.

dsc_0172

Tayland olumlu ve olumsuz yönleri olan olağanüstü bir ülke. Dolayısıyla buraya yapacağınız seyahatlarde başınıza gelebilecek her şeye karşı önlemli gidin, yanınıza güzel bir fotoğraf makinesi alın. Fotoğraf makinenizi, telefonunuzu, cüzdanınızı ve en önemlisi pasaportunuzu ıslanma riskine karşı koruyabileceğiniz naylon poşetler edinin. Düzenli kullanmanız gereken ilaçlarınızı iki kutuya bölün, atıyorum birini her zaman otelde bırakın. Bunu da tecrübe ile söylüyorum çünkü tekneler kumsala yanaşamadığı için sizi suya indiriyorlar, derin olabiliyor. Bu bakımdan eşyalarınızı kuru tutmanız çok önemli.

dsc_1599

Farklı coğrafyalar, yemekler ve insanlar tanımak kesinlikle çok güzel ve çok özel bir deneyim. Tayland bu noktada herkesi memnun edebilecek bir ülke. Şunu samimiyetle söylüyorum ki asla pişman olmayacaksıız.

Yeni rotalarda görüşmek dileğiyle;  sevgiler!

İstanbul doğumlu. Almanca Öğretmeni. 2008'den beri gezgin. Otuzdan fazla ülke gezdi ve gezmeye her geçen gün devam ediyor. 2011'den beri gezdiği ülkeleri ve fotoğraflarını BGBK ile paylaşıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*